Pzt - Cum 09:00-18:00
·

Vergi Uyuşmazlıklarının Çözümünde Uzlaşma Kurumu, Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Ve Tarhiyat Sonrası Uzlaşma (01.08.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7524 Sayılı Kanun değişikliği sonrası)

Giriş

Vergi uyuşmazlıkları, vergi alacağının doğumu, miktarı ve hukuka uygunluğu konusunda mükellef ile vergi idaresi arasında ortaya çıkan ihtilafları ifade etmektedir. Bu uyuşmazlıkların esas çözüm yolu yargı olmakla birlikte, vergi davaları ile yargılama sürecinin uzunluğu ve maliyeti, uyuşmazlığın idari aşamada çözümlenmesini sağlayan alternatif mekanizmaların geliştirilmesini gerekli kılmıştır. Uzlaşma kurumu, bu çerçevede Türk vergi hukukunda benimsenmiş, yargı yoluna başvurulmaksızın uyuşmazlığın idare ile mükellef arasında anlaşma yoluyla sona erdirilmesini amaçlayan bir idari çözüm yoludur.

Uzlaşma, kamu alacağının kısa sürede ve güvenli biçimde tahsil edilmesine hizmet ederken, mükellefin de yargısal süreçte karşılaşacağı belirsizlikleri ve külfetleri azaltmayı hedeflemektedir. Türk vergi sisteminde uzlaşma, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda, Uzlaşma başlığı altında ek madde 1 ve takip eden maddelerle; tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası olmak üzere iki ayrı aşamada düzenlenmiş; her iki uzlaşma türü bakımından başvuru usulleri, tarafları, hukuki sonuçları ve dava hakkına etkileri ana hatlarıyla yazımızda belirtilmiştir.

7524 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan düzenlemeden önce, vergi asılları uzlaşmaya konu edilebiliyorken, 01.08.2024 tarihinde yapılan değişiklik ile sadece vergilere bağlı olarak kesilen cezalar ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları uzlaşmaya konu edilebilmektedir. Öte yandan bahsi geçen değişiklik ile artık kısmi uzlaşma hali de ortadan kaldırılmış, düzenleme öncesinde uzlaşılan vergi cezaları için bir aylık sürede ödenmesi halinde uygulanan %25’lik indirim imkanı da sona erdirilmiştir.

Yapılan düzenleme ile vergi aslının uzlaşma kapsamı dışında bırakılması, uzlaşma kurumunun fiilen etkili bir uyuşmazlık çözüm yolu olarak işletilmesini önemli ölçüde zayıflatmıştır. Vergi aslının dava konusu yapılmasına karşılık, bu asla bağlı cezaların uzlaşma kapsamında değerlendirilmesi ise uygulamada ciddi bir belirsizlik ve karmaşa yaratmaktadır. Vergi aslına bağlı vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında uzlaşma sağlansa bile, vergi aslının dava konusu edilmesini engelleyen bir düzenleme bulunmamaktadır. Nitekim, Vergi Mahkemesince vergi aslına ilişkin tarhiyatın kaldırılması hâlinde, uzlaşma sonucunda tahakkuk ettirilmiş ve tahsil edilmiş bulunan cezaların hukuki dayanağının da ortadan kalkması ihtimali ortaya çıkmakta; bu durum, uzlaşma kurumunun, vergi hukukunun hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmayan sonuçlar doğurmasına yol açmaktadır.

Değinilmesi gereken diğer önemli husus ise, kaçakçılık fiillerine ilişkin cezalar uzlaşma kapsamı dışındadır. Bir başka deyişle Vergi Usul Kanunu 359. maddeye muhalefet yönünde (sahte fatura kullanma, düzenleme, kaçakçılık) mükellef hakkında bir tespitin yer alması halinde, söz konusu vergi uyuşmazlığına ilişkin olarak uzlaşma kurumuna başvurulamayacaktır.

I. Tarhiyat Öncesi Uzlaşma

Tarhiyat öncesi uzlaşma, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Ek Madde 11 ve devamı ile 28101 sayılı Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Tarhiyat öncesi uzlaşma, hakkında vergi incelemesi yürütülen mükelleflerin, henüz adlarına vergi tarh edilmeden önce başvurabilecekleri bir idari çözüm yoludur. Bu uzlaşma türü, inceleme sonucunda tespit edilen matrah veya matrah farkları üzerinden hesaplanacak vergilere bağlı olarak kesilen cezalar ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını kapsamaktadır.

Tarhiyat öncesi Uzlaşma talebi, vergi incelemesini yapan inceleme elemanına veya bu elemanların bağlı bulunduğu grup başkanlığına yazılı olarak yapılmakta; ayrıca bu talebin inceleme tutanağına geçirilmesi de başvuru yerine geçmektedir.

Uzlaşma talebi, vergi incelemesinin başlangıcından incelemeye ilişkin son tutanağın düzenlenmesine kadar her aşamada yapılabilmektedir. Talebin usulüne uygun ve süresi içinde yapıldığının tespiti üzerine uzlaşma günü belirlenmekte ve mükellef görüşmeye davet edilmektedir. İnceleme elemanı tarafından “uzlaşmaya davet” usulü işletilmesi halinde ise, davet yazısının mükellefe tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde yazılı olarak uzlaşma talebinin yapılması gerekmektedir. Uzlaşma görüşmelerine mükellef ve/veya yetkili vekili katılabilmektedir.

Uzlaşma görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanması hâlinde düzenlenen uzlaşma tutanağı kesin nitelik taşımakta ve uzlaşılan cezalar hakkında dava açılması veya başka bir idari başvuru yoluna gidilmesi mümkün olmamaktadır. Buna karşılık, uzlaşmanın temin edilememesi veya uzlaşmaya varılamaması durumunda olası bir tarhiyata ilişkin mükellefin dava açma hakkı saklı tutulmaktadır. Tarhiyat öncesi uzlaşmaya başvurulması ancak uzlaşma sağlanamamasının en önemli sonuçlarından birisi, mükellefin aynı uyuşmazlığa ilişkin olarak artık tarhiyat sonrası uyuşmazlığa başvuramayacak olmasıdır. Bu durumda mükellefin tarhiyat sonrası uzlaşma hakkı ortadan kalkar.

II. Tarhiyat Sonrası Uzlaşma

Tarhiyat sonrası uzlaşma, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 23600 sayılı Uzlaşma Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Tarhiyat sonrası uzlaşma, vergi tarh edildikten ve ceza kesildikten sonra başvurulabilen bir idari çözüm yoludur. Bu uzlaşma türü, vergi/ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliğinden sonra, mükellefin tarhiyat öncesi uzlaşma yoluna başvurmamış olması halinde, kanunda belirtilen süreler içerisinde başvuruda bulunması halinde mümkündür.. İkmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlara bağlı olarak vergi ziyaı cezaları, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları tarhiyat sonrası uzlaşmanın kapsamı içinde yer almaktadır.

Uzlaşma mercii, mükellefe tebliğ edilen vergi ceza ihbarnamesi üzerinde gösterilir. Uzlaşma talebi, vergi/ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde yapılmalıdır.

Tarhiyat sonrası uzlaşma Talebinin süresinde ve usulüne uygun olup olmadığı ile komisyonun yetkisi kapsamında bulunup bulunmadığı ön inceleme aşamasında değerlendirilmektedir. Talebin geçerli kabul edilmesi hâlinde mükellef uzlaşma görüşmesine davet edilmektedir.

Uzlaşma görüşmeleri sonucunda uzlaşmaya varılması halinde uzlaşma komisyonu tarafından uzlaşma tutanağı düzenlenir ve imza altına alınır. Uzlaşma halinde mükellef artık uzlaşılan vergi ziyaı , usulsüzlük ve/veya özel usulsüzlük cezasına karşı dava açamaz. Tarhiyat sonrası uzlaşma görüşmeleri neticesinde uzlaşmaya varılamaması halinde ise mükellef yasal süreler içerisinde ihbarnameye dayalı olarak Vergi Mahkemeleri nezdinde dava açabilir. Uzlaşamama tutanağının düzenlenmesi ve tebliği ile dava açma süresi önem arz etmektedir. Tutanağın tebliğinden itibaren dava açma süresi bitmiş ya da 15 günden az kalmış ise, dava açma süresi tutanağın tebliğinden itibaren 15 gün uzar.

Uzlaşma tutanağına ihtirazi kayıtla imza atılamaz. Mükellef veya vekilinin uzlaşma komisyonunun davetine katılmaması, uzlaşma görüşmesine katılmasına rağmen uzlaşma tutanağını imzalamaması ya da ihtirazi kayıtla imza atmak istemesi hallerinde uzlaşma temin edilememiş sayılmaktadır.

Uzlaşma sonucu üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaların kanunda belirtilen süreler içerisinde mükellef tarafından ödenmemesi, uzlaşmayı geçersiz kılmaz. Ödenmesi gereken vergi ve cezalar, kesinleşmiş amme alacağı haline gelir ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde idare tarafından tahsil yollarına girişilir.

Mükelleflerin her iki uzlaşma yolunu birden kullanma imkanı bulunmamaktadır. Buna göre hangi uzlaşma yolunun tercih edilmesi gerektiği, somut olaya göre değerlendirilmelidir. Karşılaşılacak tarhiyatın boyutu, dayanağı olacak olan vergi inceleme raporlarının içeriklerinin uyuşmazlıkla ilgili önem arz etmesi halinde, tarhiyat sonrası uzlaşma tercih edilmelidir. Öte yandan uzlaşma sağlanamaması halinde vergi mahkemeleri nezdinde dava yoluna gidilmesi tercih edileceğinden, vergi ceza ihbarnamesinin tebliğ edilmesi ve tarhiyatın öğrenilmesi de tercih sebebi olabilmektedir. Tarhiyat öncesi uzlaşmada Vergi Usul Kanunu uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmamaktadır. Bu hali ile mükellefin tekerrür hükümlerinden kaçınmak istemesi, tarhiyat öncesi uzlaşmanın tercih edilmesine sebebiyet verebilir. Her iki uzlaşma yolunun da kendi içerisinde özellik arz etmesi ile birlikte, esas olarak her iki uzlaşma yolunda da vergi asıllarının 02.08.2024 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile uzlaşma kapsamından çıkarılmış olması, uzlaşmanın etkin bir çözüm yolu olmasının önüne geçmektedir.

Yasal Uyarı

Bu makale yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan açıklamalar hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut olaylara ilişkin değerlendirme yapılmaksızın uygulanması hak kaybına yol açabilir. Makale içeriği güncel olmayabilir. Vergi uyuşmazlıkları ile ilgili süreçlerde mutlaka uzman bir hukukçudan profesyonel destek alınmalıdır.

İlişkili Yazılar