Pzt - Cum 09:00-18:00
·

Vergi Usul Kanunu’nun 359. Maddesi Kapsamında Düzenlenen İddianamelerde Araştırma Yükümlülüğü ve Adil Yargılanma İlkesi – Yargıtay Kararı

Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesine muhalefet suçuna ilişkin olarak düzenlenecek iddianamede, şüphelinin sahte olduğu iddia edilen faturalarla olan bağlantısını ortaya koyacak nitelikte gerekli araştırmaların yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda, yalnızca şüpheli aleyhine olan hususların değil, aynı zamanda lehine olan delillerin de toplanarak iddianamede değerlendirilmesi zorunludur. Salt vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporuna dayanılarak iddianame düzenlenmesi, ceza muhakemesinin temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Adil yargılanma ilkesi ile kişilerin lekelenmeme hakkı gereğince, şüphelinin savunmaları ve beyanları da dikkate alınarak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına elverişli tüm deliller toplandıktan sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucuna göre iddianame düzenlenmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, eksik araştırmaya dayalı olarak düzenlenen iddianamenin iadesine karar verilmesi hukuka uygun olup, kanun yararına bozma isteminin reddi gerekmektedir.

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ Esas No. 2024/6115 , Karar No. 2025/5796 , Tarihi: 12.05.2025

ÖZETİ: 30.11.2023 tarihli ve 2023-(2014-2-…)/28 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi … Mak. Teks. Matbaa Ltd. Şti.’nin yetkilisi olan şüphelinin, 2021 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelinin, 15.02.2024 tarihinde Sultanbeyli … Yesevi Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde, … isimli kişi vasıtasıyla internet üzerinden tekstil ürünleri satışı işi yapmak üzere adı geçen şirketi kurduğunu, devamında şirkete ait tüm belgeleri bu kişiye teslim ettiğini, bir süre sonra haber alamadığını, yaptığı araştırmalarda … ile birlikte mali müşavir …’in bu işleri yaptığını öğrendiğini, herhangi bir maddi menfaat temin etmediğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi ile dosya içerisinde bulunan karşıt inceleme raporlarına göre, faturaları kullanan mükelleflerin, faturalara konu alışverişler sırasında şüpheliyle muhatap oldukları yönünde bir beyanlarının bulunmaması karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, özellikle şüphelinin sahte olduğu iddia olunan faturalarla bağlantısını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 16.02.2024 tarihli ve 2024/… Soruşturma, 2024/… Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2024 tarihli ve 2024/… iddianame değerlendirme sayılı kararına dair merci İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2024 tarihli ve 2024/… Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.02.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 19.10.2024 tarihli ve 2024/… sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/… sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/… sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2024 tarihli kararı ile sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen ve kullanan şirketler hakkında karşıt vergi incelemesi, soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının araştırılması, şüphelinin … isimli bir kişinin isteği ile şirketi açtığını belirtmesi karşısında, bu kişinin araştırılması, SGK kayıtlarının araştırılarak, şirkette çalışan olarak görünen kişilerin gerçekten çalışıp çalışmadığının tespiti gerektiği cihetle, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmadığı ve şüpheli lehine araştırma yapılmadığı gerekçeleriyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/… esas, 2022/… karar sayılı ilamında, ‘…5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirmesinin Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübutuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemine itibar edilmemesi gerektiği…’ şeklinde düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden…”

Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/… esas, 2021/… karar sayılı ilamı ile de; “…Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/… esas, 2019/… karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesinde bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahsiyle … kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,” şeklinde belirtildiği üzere;

Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 30/11/2023 tarihli vergi tekniği raporu ile rapor kapsamında karşıt inceleme tutanaklarının, yine İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 30/11/2023 tarihli vergi suçu raporunun ve değerlendirme komisyonu olumlu mütalaa formunun bulunması karşısında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli delilin bulunduğu gibi, Mahkemenin iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

  1. 5271 sayılı Kanun’un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ile delillerle ilişkisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirtilmiştir.
  2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi;
    “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
    a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
    b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen…
    iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.”
    şeklinde düzenlenmiştir.
  3. İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2024 tarihli ve 2024/… iddianame değerlendirme sayılı kararı ile “…İddianamede şüphelinin raporda belirtilen belgeleri komisyon karşılığı sahte olarak düzenlediğinin belirtildiği, ancak iddianame içeriğinde hangi belgelerin sahte olduğunun açıkça belirtilmediğinden iddianame bu yönüyle eksik görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan faturalara ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı, bu kapsamda bu faturalara ilişkin dava açılıp açılmadığının anlaşılmadığı, bu faturaların sahteliğinin iddia olunacak olması halinde ise şüpheliden fatura aldığı belirtilen mükelleflere ilişkin sahte fatura kullanmaktan dolayı vergi incelemesi ve soruşturması yapılıp yapılmadığının ayrıca şüphelinin mal satışında bulunduğu diğer firmalar ve kişiler hakkında vergi incelemesi ve soruşturmasının bulunup bulunmadığının, gerçek bir ticari faaliyette bulunup bulunmadıkları araştırılmadığından iddianame bu yönüyle eksik görülmüştür. İddianamede şüphelinin de lehine olan delillerin toplanılması gerektiği, şüphelinin şirketi … isimli bir kişinin isteği ile açtığını beyan ettiği, ancak bu kişinin araştırılmadığı, şüphelinin üzerine kayıtlı şirketin SGK kayıtlarının araştırılıp, çalışan olarak gösterilen kişilerin tespit edilip gerçekten firmada çalışıp çalışmadığının araştırılmadığından iddianame bu yönüyle eksik görülmüştür. Tüm bu eksikliklerin suçun sübutuna mutlak etkili olduğu, bu eksiklikler giderildikten sonra şüphelinin sahte olarak düzenlediği açıkça belirtilen belgelerin delillerle ilişkilendirilerek açıklanıp iddianame düzenlenmesi gerektiğinden…” bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.02.2024 tarihli ve 2024/… Soruşturma, 2024/… Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir.
  4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde, 30.11.2023 tarihli ve 2023-(2014-2-…)/28 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi … Mak. Teks. Matbaa Ltd. Şti.’nin yetkilisi olan şüphelinin, 2021 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelinin, 15.02.2024 tarihinde Sultanbeyli … Yesevi Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde, … isimli kişi vasıtasıyla internet üzerinden tekstil ürünleri satışı işi yapmak üzere adı geçen şirketi kurduğunu, devamında şirkete ait tüm belgeleri bu kişiye teslim ettiğini, bir süre sonra haber alamadığını, yaptığı araştırmalarda … ile birlikte mali müşavir …’in bu işleri yaptığını öğrendiğini, herhangi bir maddi menfaat temin etmediğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi ile dosya içerisinde bulunan karşıt inceleme raporlarına göre, faturaları kullanan mükelleflerin, faturalara konu alışverişler sırasında şüpheliyle muhatap oldukları yönünde bir beyanlarının bulunmaması karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, özellikle şüphelinin sahte olduğu iddia olunan faturalarla bağlantısını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

II. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Soruşturma dosyasının, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

İlişkili Yazılar